Butlan ağaç, Yeni Anayasa orman
Ülke siyaseti, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin CHP hakkında kurultay seçimlerini ve alınan tüm kararları baştan itibaren geçersiz sayan “mutlak butlan” kararına ve bunun sonucunda ortaya çıkan kaos ortamına kilitlenmiş durumda. Görünen o ki, 2024 Yerel Seçimleri ile de ortaya çıkan tablo, AKP'nin normal seyrinde giden bir siyaset ortamında seçim kazanmasının artık neredeyse imkânsız olduğunu göstermektedir. AKP-MHP ittifakı için artık yeni şeyler söyleme veya yeni icraatlar ortaya koyma zamanı gelmişti. Ekonomik olarak atılım yapılamayacağına göre siyasi atılım yapıldı. Bunun sonucu olarak, halk iradesiyle elde edilemeyen başarının devlet erkini elde bulundurmanın gücüyle sağlanması yolunun seçildiği izlenimi doğmaktadır. AKP iktidarının bu döneminde Cumhuriyet, “belediy
elerin silkelenmesi” ve “muhalefetin şekillendirilmesi” gibi deyimlerle tanıştı. Bu iki deyimin de hakkının layıkıyla verildiğini görüyoruz. CHP'nin Özel-Kılıçdaroğlu ekseninde yansıyan ve iktidar tarafından tamamen hukuka ihale edilmiş gibi görünen kargaşasının içinde iki önemli konu sessiz ve sinsice ilerliyor: Birincisi teröristlerin aklanması, ikincisi ise yeni anayasa. Teröristlerin aklanmasına ilişkin gelişmeleri, DEM Parti üyelerinin yandaşlarına müjdeli haber verircesine yaptıkları açıklamalardan öğreniyoruz. Yeni anayasa meselesini ve muhteviyatını ise yine DEM Parti çevrelerinden ve diplomat olmamasının da etkisiyle diplomatik dil kullanmayan, ölçüsüz açıklamalar yapan ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ın söylemlerinden öğreniyoruz. Yeni anayasayı sadece Sayın Cumhurbaşkanı'nın yeniden
seçilmesi meselesi olarak algılamak ve yansıtmak, en basit ifadeyle saflık olarak değerlendirilmelidir. Yeni anayasaya; “Türk, Kürt, Arap” ve “Cumhurbaşkanı'na bir Kürt, bir de Alevi yardımcı” söylemleri üzerinden bakmak gerekir. DEM Parti, bu ortamdan istifade ederek teröristlerin suçlardan arındırılması ve AKlanmasına yönelik faaliyetlerine hız verirken, Abdullah Öcalan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yol göstericiliğinde ilerlemektedir. “Mutlak butlan” sürecinden AKP ile birlikte en fazla fayda sağlayan kesim olarak öne çıkmaktadırlar. Bazı basın-yayın organlarında belirtildiği gibi, Abdullah Öcalan'a İmralı'da yeni bir konut yapılıyorsa, önemli bir mesafe kat edildiği açıktır. Tom Barrack, göreve geldiği günden beri ulus devletlere yönelik eleştirilerini defalarca dile getirdi
. Bir arada yaşama azim ve kararlılığına sahip, ortak tarih, kültür ve yaşam alışkanlıkları etrafında birleşmiş, herkesin eşit hak ve imkânlara sahip olduğu toplumsal yapıların ABD tarafından bölgesel bir tehdit olarak algılandığı görülmektedir. Bu özelliklere sahip devletlerin tamamen yıkılmasının mümkün olmadığı bilinmektedir. Ancak parçalanmış yapıların daha kolay kontrol edilebilir olduğu bilinmektedir. Bunun iki örneği hemen yanı başımızdadır. İran, ABD'ye karşı her ne sebeple olursa olsun ulus devlet özellikleri gösterdiği için ayakta kalabilmiştir. Bunu da büyük ölçüde nüfusunun önemli bir kısmını oluşturan Türk kökenli İran vatandaşlarına borçludur. Türklerin kadim devlet anlayışı, bu zor zamanlarda ABD ve İsrail tarafından en yoğun şekilde bombalanan bölgelerde yaşamalarına rağmen
devletlerinin yanında yer almaları İran’ı ayakta tutan unsurlardan biri olmuştur. Gelinen noktada, 44 yıldır Türk milletinin tartışmasız şekilde bir arada kalmasını sağlayan anayasa yerine yeni anayasa dayatmasının; Tom Barrack'ın “merhametli monarşi” ve “1919'dan bu yana ulus devletlerin bölgesel entegrasyonun önünde engel olduğu” yönündeki söylemleriyle aynı zamana denk gelmesi tesadüf müdür? Barrack'ın son açıklamalarında, Atatürk tarafından kurulan; ulus devlet, üniter devlet, laik devlet ve millî egemenlik üzerine inşa edilmiş Cumhuriyet'i yok sayarak Türkiye'yi Levant bölgesi ve Irak ile bir tutması ya akıl tutulması ya cehalet ya da en kuvvetli ihtimalle BOP projesinin son aşamasıdır.
Bu haber Türk lojistik sektörünü doğrudan etkilemese de küresel ticaret dinamiklerine yansımaları olabilir.
Mevcut lojistik sözleşmeleri ve navlun oranları piyasa gelişmelerine göre yeniden değerlendirilebilir.
Piyasayı yakından takip edin; gerekli durumlarda esneklik sağlayan sözleşme modellerine yönelin.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
Türkiye'nin iç siyasetinde yaşanan gelişmelerin, özellikle yeni anayasa tartışmalarının ve ortaya çıkan kaos ortamının, lojistik sektörü üzerinde doğrudan etkileri olacaktır. Spesifik olarak, bu durumdan en çok etkilenecek olanlar arasında liman operatörleri, özellikle de Doğu Anadolu'daki sınır kapıları ve koridorları kullanmakta olan şirketler yer almaktadır. Örneğin, Gürbulak Gümrük Kapısı ve Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yapılan ihracat ve ithalat işlemleri, yeni anayasa ve terörle mücadele konularındaki gelişmelerden doğrudan etkilenecektir. 2023 yılında Gürbulak Gümrük Kapısı'ndan yapılan ihracat hacmi yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu süreçte, bazı Türk firmaları ve sektör oyuncuları kazananlar listesinde yer alabilir. Örneğin, Aliağa OSB'deki tekstil ihracatçıları, yeni anayasa ile birlikte Türkiye'nin daha istikrarlı bir siyasi ortama sahip olmasından yararlanabilirler. Ayrıca, Mersin Limanı operatörleri de, özellikle Doğu Akdeniz'deki ticaretin artmasıyla birlikte, daha fazla konteynır trafiğinden yararlanabilirler. GTİP 8703 koduyla otomotiv ihracatçıları da, yeni anayasa ile birlikte Türkiye'nin daha güçlü bir ekonomik yapıya sahip olmasından olumlu etkilenebilirler. AB-Türkiye ticaret hacmi, 2023 yılında 200 milyar doların üzerinde gerçekleşti ve bu durum, Türk lojistik sektörü için önemli bir potansiyel sunmaktadır.
Önümüzdeki 3-6 ay içinde, Türk lojistik sektörünün yeni anayasa tartışmalarını ve siyasi gelişmeleri yakından takip etmesi gerekir. Bu süreçte, liman operatörleri ve sınır kapısı kullanıcıları, özellikle güvenlik önlemleri ve lojistik altyapı yatırımları konusunda dikkat çekici adımlar atabilirler. Ayrıca, Türk ihracatçı birlikleri, özellikle tekstil ve otomotiv sektörlerinde, yeni anayasa ile birlikte ortaya çıkabilecek yeni fırsatları değerlendirebilirler. İlgili müşavirlerle teyit edilmesi önerilir.
Bu yorum 3 Haziran 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor
