
HaminaKotka kargo hacimleri 2026'nın ilk beş ayında %11,5 düştü
HaminaKotka Limanı, Ocak ve Mayıs 2026 arasında, geçen yılın aynı dönemine göre %11,5 düşüşle 5,29 milyon ton kargo elleçledi. İhracat, yıllık %14,4 düşüşle 3,62 milyon tona ulaştı. Daha düşük hacimli kuru dökme yük, kesilmiş ürünler, kağıt hamuru, kağıt ve genel kargo genel performansı olumsuz etkiledi. İhracat kuru dökme hacimleri %22,1 düşüşle 1,05 milyon tona gerilerken, kağıt ihracatı %10,8 düşüşle 865.105 tona geriledi. İthalat hacimleri önceki yıla göre %4,4 düşüşle 1,67 milyon tona ulaştı. Ham odun ithalatı %23,8 düşüşle 543.788 tona, genel kargo ithalatı ise %5,5 düşüşle 192.359 tona geriledi. Ancak sıvı dökme ithalat %9,3 artışla 535.258 tona, kuru dökme ithalat ise %13,1 artışla 235.153 tona yükseldi. Yalnızca mayıs ayında limanda 1,18 milyon ton kargo elleçlendi. İhracat hesabı
786.951 ton olarak belirlenirken, ithalat ise 391.878 tona ulaştı. Transit trafiği yılın ilk beş ayında %23,1 düşüşle 1,08 milyon tona geriledi. Ancak kıyı trafiği %209,1 artışla 32.326 tona yükseldi. Konteyner hacmi Ocak ve Mayıs ayları arasında yıllık %4,7 düşüşle 270.658 TEU'ya ulaştı. Gemi çağrıları da azaldı; bir yıl önceki 947 gemiye kıyasla, dönem içinde limanı 773 gemi ziyaret etti.
Bu gelişmenin Türk sektörü üzerindeki etkisi sınırlı kalması beklenmektedir, ancak küresel trendler dikkatle takip edilmelidir.
Tedarik çeşitlendirmesi ve stok yönetimi ön plana alınmalı. Müşterilere proaktif bildirim yapılması tavsiye edilir.
Rezervasyon ve stok pozisyonlarınızı güçlendirin; alternatif tedarikçi ve rota seçeneklerinizi aktive edin.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
Haberin gündeminde öne çıkan gelişme, Türk lojistik sektörü için stratejik bir izleme noktası oluşturuyor. HaminaKotka Limanı, Ocak ve Mayıs 2026 arasında, geçen yılın aynı dönemine göre %11,5 düşüşle 5,29 milyon ton kargo elleçledi. İhracat, yıllık %14,4 düşüşle 3,62 milyon tona ulaştı. Daha düşük hacimli Türkiye ihracatının yaklaşık %60'ı deniz yoluyla taşındığından, Süveyş Kanalı ve Doğu Akdeniz transit trafiği ülke ekonomisinin doğrudan büyüklük çarpanıdır. Bu çerçevede İzmir Alsancak ve Aliağa Nemport ve Mersin Uluslararası Limanı (MIP) gibi Türk aktörlerin sahada karşılaşacağı operasyonel etkiler kısa vadede FBX ve SCFI üzerinde izlenebilir hale geliyor.
Kazananlar tarafında Türk feeder operatörleri öne çıkıyor; bu segmentin sözleşme yapısı ve kapasite esnekliği, gelişmenin yarattığı volatiliteyi kendi lehine çevirebilecek konumda. Marmara'nın küçük tersaneleri ise pazara giriş zamanlamasını doğru yönetebildiği takdirde önümüzdeki çeyreğe pozitif yansıma görebilir. Kaybedenler tarafında ise deniz yolu maliyet artışıyla karşılaşan FMCG ithalatçıları en hassas grup olarak öne çıkıyor; maliyet artışını fiyatlandırma esnekliği sınırlı olan bu segment için feeder hatlar odaklı bir savunma stratejisi kaçınılmaz hale geliyor.
Önümüzdeki 3-6 aylık perspektifte sektör profesyonellerinin Süveyş ve Hürmüz geçiş riskleri ve konteyner navlun endeksleri başlıklarını yakından izlemesi ve strateji birimlerine bu kalemleri proaktif olarak taşıması değerlendirilebilir. FBX hareketleri ile Tekirdağ Asyaport operasyon paneli arasında günlük korelasyon takibi, aşağı yönlü risk senaryolarına karşı erken uyarı sağlayacaktır. Mevzuat ve gümrük tarafında yeni gelişmeler için ilgili müşavir ve birlik kanalları üzerinden teyit alınması, operasyonel doğruluğu güvence altına alacaktır.
Bu yorum 12 Haziran 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor