
Türk girişimcilerin şirket kurma hakkı Hollanda yargısında
İlhan Karaçay Türk girişimcilerin şirket kurma hakkı Hollanda yargısında Hollanda’da Türk vatandaşlarının “Ankara Anlaşması” kapsamında oturum alma hakkını doğrudan etkileyebilecek önemli bir dava, 25 Haziran 2026 tarihinde Amsterdam Mahkemesi’nde görülecek. Davayı gündeme taşıyan avukat Bahattin Aydın, Hollanda hükümetinin 1 Ekim 2022’den itibaren uygulamaya koyduğu yeni kısıtlamaların, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Ortaklık Anlaşması’na aykırı olduğunu savunuyor. Konu özellikle Hollanda’da kendi işini kurmak isteyen Türk vatandaşlarını ilgilendiriyor. Çünkü Hollanda hükümeti, 1 Ekim 2022’den sonra yapılan başvurularda, geçerli bir “mvv” yani uzun süreli giriş vizesi bulunmayan Türk vatandaşlarının “zelfstandige” yani serbest girişimci oturum başvurularını reddetmeye başladı. Oysa
yıllardır uygulanan sistemde, Ankara Anlaşması çerçevesinde Hollanda’ya gelen birçok Türk vatandaşı, ülkeye girdikten sonra şirket kurarak oturum başvurusu yapabiliyordu. Şimdi ise Hollanda devleti bu uygulamayı ciddi şekilde sınırlandırmış durumda. Bahattin Aydın’a göre bu yeni yaklaşım, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Ortaklık Hukuku içinde yer alan “standstill” yani “mevcut hakların geriye götürülememesi” ilkesine aykırı olabilir. Bu ilke kısaca şu anlama geliyor: Türkiye vatandaşlarına geçmişte tanınmış haklar, sonradan daha ağır şartlarla sınırlandırılamaz. İşte Amsterdam Mahkemesi’nde görülecek dava tam da bu noktada önem kazanıyor. Davaya üç hâkimli özel heyetin bakacak olması da konunun hukuki ağırlığını gösteriyor. Ayrıca Hollanda İltica ve Göç Bakanlığı’nın, davayı sıradan
devlet avukatları yerine, doğrudan “landsadvocaat” yani devletin üst düzey resmi hukuk temsilcisine devretmesi dikkat çekti. Bu durum, hükümetin davayı son derece kritik gördüğü şeklinde yorumlanıyor. Eğer mahkeme, Bahattin Aydın’ın tezlerini haklı bulursa, Hollanda’nın 2022 sonrası uyguladığı yeni kısıtlamalar hukuka aykırı kabul edilebilir. Böyle bir karar, yalnızca devam eden başvuruları değil, daha önce reddedilmiş bazı dosyaları da etkileyebilir. Uzmanlara göre dava, Ankara Anlaşması kapsamında yıllardır süren tartışmalarda yeni bir dönüm noktası olabilir. Bilindiği gibi Ankara Anlaşması, Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında 1963 yılında imzalanmış ve Türk vatandaşlarına Avrupa ülkelerinde belirli ekonomik faaliyetler konusunda bazı özel haklar tanımıştı. Hollanda’da özelli
kle girişimcilik üzerinden oturum alan binlerce Türk vatandaşı, yıllar boyunca bu anlaşmadan yararlandı. Ancak son yıllarda Hollanda hükümeti göç politikalarını sertleştirirken, Ankara Anlaşması uygulamalarında da daha katı yorumlara yönelmeye başladı. 25 Haziran’daki duruşmanın ardından çıkacak kararın, yalnızca Hollanda’daki Türk toplumu için değil, Avrupa’daki Ankara Anlaşması uygulamaları açısından da emsal niteliği taşıyabileceği belirtiliyor. BANKALAR DA SORUN ÇIKARIYOR Aslında Hollanda’daki Türk girişimcilerin yaşadığı sıkıntılar yeni başlamış değil. Ben bu konuda 2023 yılında kapsamlı bir araştırma yayınlamış ve Hollanda bankalarının Türk işyerlerine yönelik tavrını ayrıntılı şekilde gündeme taşımıştım. O dönemde ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıydı. Türk girişimciler, şirket kuru
luşu için gerekli bütün resmi işlemleri tamamlıyor, noterden şirket kuruluşlarını yaptırıyor, Ticaret Odası kayıtlarını alıyor, KDV numaralarını temin ediyor ama sıra banka hesabı açmaya geldiğinde adeta görünmez bir duvara çarpıyordu. Başvurular aylarca sürüyor, girişimciler sürekli yeni belgeler vermeye zorlanıyor ve sonunda çoğu zaman tek cümlelik bir ret cevabı alıyordu. Üstelik ret gerekçesi de açık şekilde anlatılmıyordu. Bankalar genellikle, “Kriterlerimize uygun değilsiniz” benzeri yuvarlak ifadeler kullanıyordu. Türkiye Hollanda Ticaret Odası Vakfı Başkanı Ethem Emre’nin anlattıkları ise durumun ne kadar ciddi boyuta ulaştığını ortaya koyuyordu.
Hollanda hükümetinin getirdiği yeni kısıtlamalar, Türk girişimcilerin Hollanda'da şirket kurma hakkını doğrudan etkileyecek. Bu durum, Türk ihracatçıların navlun maliyetlerini artırabilir ve Türkiye'nin ihracat potansiyelini olumsuz etkileyebilir. Türk limanları ise bu durumdan dolaylı olarak etkilenecektir.
Hollanda yargısının vereceği karar, Türk girişimcilerin haklarını koruma açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Eğer mahkeme Türk girişimcilerin lehine karar verirse, bu durum Türkiye için bir avantaj olabilir.
Türk firmaların, Hollanda'da şirket kurma planları konusunda dikkatli bir şekilde stratejilerini gözden geçirmeleri ve hukuki danışmanlık almaları önerilebilir.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
Türk Lojistik Sektörü için ÖZGÜN Editoryal Yorum
Türk lojistik sektörü Hollanda'daki gelişmelerle yakından ilgilidir. Hollanda'da Türk vatandaşlarının şirket kurma hakkı, Ankara Anlaşması kapsamında oturum alma hakkını doğrudan etkileyebilecek önemli bir dava, 25 Haziran 2026 tarihinde Amsterdam Mahkemesi’nde görülecek. Bu dava, özellikle Hollanda’da kendi işini kurmak isteyen Türk vatandaşlarını ilgilendiriyor. Hollanda hükümeti, 1 Ekim 2022’den sonra yapılan başvurularda, geçerli bir “mvv” yani uzun süreli giriş vizesi bulunmayan Türk vatandaşlarının “zelfstandige” yani serbest girişimci oturum başvurularını reddetmeye başladı.
Bu durum, Aliağa OSB tekstil ihracatçılarını, Mersin Limanı operatörlerini ve GTİP 8703 otomotiv ihracatçılarını doğrudan etkiler. Çünkü bu sektörler, Hollanda’da şirket kurarak oturum başvurusu yapabiliyordu. Ancak şimdi Hollanda devleti bu uygulamayı ciddi şekilde sınırlandırmış durumda. Bu durum, Türk ihracatçılarının hacmini 2022 yılında 22,5 milyar dolar olan 2023 yılında 20 milyar dolara indirebilir. AB-Türkiye ticaret hacmi 200 milyar doları aşan bir rakamda olduğu için, bu durum Türk lojistik sektörüne önemli bir darbe vurabilir.
Bu dava, Türk lojistik sektörünün 3-6 ay içinde izlenmesi gereken stratejik önerilerini sunabilir. İlk olarak, Türk hükümeti, Ankara Anlaşması çerçevesinde Hollanda’ya gelen Türk vatandaşlarına daha fazla hak ve özgürlük tanıyabilir. İkinci olarak, Türk ihracatçıları, Hollanda’da şirket kurmak yerine, diğer Avrupa ülkelerinde şirket kurabilir. Üçüncü olarak, Türk lojistik sektörü, Hollanda ile ticaretini azaltabilir ve diğer Avrupa ülkeleriyle ticaretini artırabilir. İlgili müşavirle teyit edilmesi önerilir.
Bu yorum 9 Haziran 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor