
NATO Zirvesi Öncesinde Deniz Güvenliği Gündemi Ankara’da Değerlendirildi
NATO Zirvesi Öncesinde Deniz Güvenliği Gündemi Ankara’da Değerlendirildi DEHUKAM tarafından, NATO Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi katılımlarıyla düzenlenen “Current Challenges in Maritime Security Towards NATO Summit in Ankara” başlıklı etkinlik, 12 Haziran 2026 tarihinde Ankara Palas’ta yoğun katılımla gerçekleştirildi. 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen etkinlik küresel ve bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde denizciliğin stratejik önceliklerini ortaya koymak ve akademik bir altlık oluşturmuştur. Etkinlik kapsamında deniz güvenliği alanındaki güncel gelişmeler, karşılaşılan tehditler ve uluslararası iş birliği imkânları kapsamlı şekilde ele alındı. Akademi, kamu kurumları, askeri temsilciler ve
uluslararası kuruluşlardan temsilcilerin katılım sağladığı programda, deniz güvenliğinin günümüzde karşı karşıya olduğu zorluklar farklı boyutlarıyla değerlendirildi. Etkinlik, NATO Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Albay Mehmet Cengiz Ekren ile DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel’in açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarında, deniz güvenliğinin Türkiye’nin stratejik öncelikleri arasındaki yeri, deniz alanlarında ortaya çıkan yeni tehditler ve müttefikler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Ayrıca yaklaşan NATO Zirvesi kapsamında deniz güvenliği konularının uluslararası gündemdeki yeri değerlendirildi. DEHUKAM Müdürü Dr Mustafa Başkara moderatölüğünde gerçekleşen oturumda programın ilk sunumu, Kopenhag Üniversitesi Öğretim Üyesi, Bi
rleşmiş Milletler Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsünde (UNIDIR) araştırma görevlisi ve Charles Telfair Merkezinde (Mauritius) yardımcı araştırmacısı Prof. Dr. Christian Bueger tarafından gerçekleştirildi. “(Stratejik Su Yollarının Korunması: Hürmüz Boğazı’ndan Çıkarılan Dersler” başlıklı sunumunda Prof. Dr. Bueger, küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip stratejik su yollarının korunmasına ilişkin güncel gelişmeleri değerlendirdi. Hürmüz Boğazı örneği üzerinden deniz güvenliği operasyonları, bölgesel iş birliği mekanizmaları ve uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu güvenlik risklerine ilişkin tespitlerini katılımcılarla paylaştı. Ardından, NATO Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Kapasite Geliştirme Subayı Deniz Binbaşı Nuri Karaaslan, “Gri Bölge Tehditle
ri Karşısında Seyrüsefer: Siber-Kinetik Dayanıklılık, Analog Güvence Mekanizmaları ve Siber Gemi Sörveyörü” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumda denizcilik sektörünü hedef alan hibrit ve gri bölge tehditleri kapsamlı şekilde ele alınırken, siber ve fiziksel güvenlik unsurlarının birlikte değerlendirilmesinin önemi vurgulandı. Ayrıca denizcilik altyapılarının siber dayanıklılığının artırılmasına yönelik güncel yaklaşımlar ile yeni nesil tehditlere karşı geliştirilen koruma mekanizmaları katılımcılarla paylaşıldı. Programın son sunumunda DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Baş Araştırmacısı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Prof. Dr. Yücel Acer tarafından “Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz’de Deniz Güvenliği” başlıklı sunum gerçekleştirildi. Sunumda Rusya-Ukrayna Savaşı’nı
n Karadeniz’deki deniz güvenliği üzerindeki etkileri ele alınırken, bölgesel güvenlik dengelerinde meydana gelen değişimler, seyrüsefer serbestisi, ticaret yollarının güvenliği ve uluslararası hukukun uygulanmasına ilişkin güncel gelişmeler değerlendirildi. Program kapsamında gerçekleştirilen sunumlar ve müzakereler, deniz güvenliğine ilişkin güncel gelişmelerin çok boyutlu şekilde değerlendirilmesine imkân sağlamış; akademi, kamu kurumları ve güvenlik alanında faaliyet gösteren uzmanlar arasında önemli bir bilgi ve görüş alışverişi ortamı oluşturmuştur. Özellikle NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen etkinlik, deniz güvenliğinin mevcut ve gelecekteki sınamalarının değerlendirilmesi bakımından önemli bir platform olarak öne çıkmıştır.
Bu haber Türk lojistik sektörünü doğrudan etkilemese de küresel ticaret dinamiklerine yansımaları olabilir.
Mevcut lojistik sözleşmeleri ve navlun oranları piyasa gelişmelerine göre yeniden değerlendirilebilir.
Piyasayı yakından takip edin; gerekli durumlarda esneklik sağlayan sözleşme modellerine yönelin.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
NATO Zirvesi Öncesinde Deniz Güvenliği Gündemi Ankara'da Değerlendirildi
Türkiye'nin deniz yoluyla ihracatının %60'ının gerçekleştiği gerçeği, deniz güvenliğinin stratejik öneminin altını çiziyor. Türk konteyner navlun endeksleri (FBX, SCFI, Baltic Dry) ve ana liman aktörleri (Ambarlı/Kumport, Mersin MIP, İzmir Alsancak, Asyaport, Marport, Tekirdağ Asyaport, Aliağa) doğrudan deniz güvenliği gündemine bağlı olarak etkileniyor. Örneğin, Hürmüz Boğazı'ndaki olaylar, Türk armatörlük sektörünün (Turkon, Arkas, U.N. RoRo, Sedef Marin) faaliyetlerini etkileyebilirken, Süveyş/Kızıldeniz/Hürmüz geçişlerinde yaşanan sıkıntılar, Türk ihracatçılarının transit maliyetini artırmaya neden olabilir. Türkiye'nin deniz yoluyla ihracat hacmi 2022 yılında 1,4 milyar tonu bulmuş ve bu hacim, deniz güvenliğinin sürdürülebilirliği ile doğrudan ilişkilidir.
NATO Zirvesi Öncesinde Deniz Güvenliği Gündemi Ankara'da Değerlendirildi
Kazananlar ve Kaybedenler: Türk firmaları arasında, deniz güvenliğinin artmasıyla birlikte, Türk armatörlük sektörü (Turkon, Arkas, U.N. RoRo, Sedef Marin) ve feeder hat operatörleri (Pire vs Tanger Med rekabeti) kazanıyor. Bu firmaların faaliyetleri, deniz güvenliğinin artmasıyla birlikte, daha fazla hacim ve kapasite ile gerçekleşebilir. Diğer taraftan, Türk konteyner navlun endeksleri (FBX, SCFI, Baltic Dry) ve ana liman aktörleri (Ambarlı/Kumport, Mersin MIP, İzmir Alsancak, Asyaport, Marport, Tekirdağ Asyaport, Aliağa) için, deniz güvenliğinin düşmesi, maliyet artışı ve hacim kaybına neden olabilir.
NATO Zirvesi Öncesinde Deniz Güvenliği Gündemi Ankara'da Değerlendirildi
3-6 ay perspektifinde, Türk firmaları, deniz güvenliğinin artmasıyla birlikte, daha fazla hacim ve kapasite ile faaliyetlerini gerçekleştirebilir. Bu nedenle, Türk armatörlük sektörü (Turkon, Arkas, U.N. RoRo, Sedef Marin) ve feeder hat operatörleri (Pire vs Tanger Med rekabeti), deniz güvenliğinin artmasıyla birlikte, daha fazla hacim ve kapasite ile faaliyetlerini gerçekleştirebilir. Ayrıca, Türk konteyner navlun endeksleri (FBX, SCFI, Baltic Dry) ve ana liman aktörleri (Ambarlı/Kumport, Mersin MIP, İzmir Alsancak, Asyaport, Marport, Tekirdağ Asyaport, Aliağa), deniz güvenliğinin sürdürülebilirliği için gerekli tedbirleri almalıdır.
Bu yorum 15 Haziran 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor