
OECD: İran Savaşı 100 Gününde Küresel Büyüme Tahmini 0.6 Puan Geriledi
OECD'nin 2026 küresel büyüme tahmini, ABD-İran çatışmalarının 100. gününde 3.4% seviyesinden 2.8% seviyesine düşürüldü. 300 sayfalık 'Under pressure' başlıklı raporda, Hormuz Boğazı'nda yaşanan askeri gerilimlerin kısa vadeli disruption senaryosu kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Raporda, çatışmaların 2024-2026 yılları arasında geçici bir çözümle sona ermesi varsayımıyla bu tahmin yapıldığı ifade edildi.
OECD raporu, ABD-İran çatışmalarının ilk somut etkilerinin 2024 sonunda hissedileceği öngörülerek, özellikle enerji ve lojistik sektörlerinde ciddi kesintiler yaşanacağına dikkat çekti. 2023 yılında 11.2 milyon TEU kapasiteli global konteyner taşımacılığı, 2024 yılında 10.8 milyon TEU seviyesine gerilemesi bekleniyor. Ancak taşıma kapasitesindeki düşüş, taşıyıcı şirketlerin alternatif rotaları tercih etmesiyle kısmen dengeleme sağlandı.
Türkiye'nin limanları ve ihracatçıları için en kritik etki, Hormuz Boğazı'ndaki askeri hareketliliğin İskenderun ve Mersin Limanları'na yük aktarımını artırmasıyla ortaya çıkıyor. 2024 yılında Türkiye'nin doğrudan ihracat rotalarının %15-20'sinin alternatif deniz yollarına yönlendirilmesi muhtemel. Bu durum, Türkiye'nin 2025 ihracat hedeflerini 10-15 milyar dolar arasında etkileyebilir. Aynı zamanda, Samsun ve İstanbul'daki lojistik operatörlerin kara taşımacılığı kapasitelerinin %30-40 artırılması gerekebilir.
Navlun maliyetleri açısından, ABD-İran çatışmaları nedeniyle 2024 ilk çeyreğinde 40-foot konteyner taşımacılığı maliyetlerinde 15-20 USD/TEU artış bekleniyor. Bu artış, Türkiye'nin 2024 yılında 20 milyar dolarlık ihracatı üzerindeki marjı 0.8-1.2 puan arasında eritebilir. Liman operatörlerinin terminal ücretlerindeki %5-7'lik yükseliş ise ithalat maliyetlerini 0.5-0.8 USD/ton seviyesinde artırabilir.
Uzun vadeli perspektifte, çatışmaların 2025'e kadar devam etmesi durumunda, Türkiye'nin lojistik sektörüne 8-12 milyar dolarlık ek maliyet yükü oluşabilir. Özellikle Türkiye'nin 2025-2027 lojistik altyapı yatırımlarının %25-30'unun askıya alınması muhtemel. Bu senaryoda, Türkiye'nin 2025 ihracat hedeflerine ulaşma ihtimali %40-50 seviyesine düşebilir.
Türkiye'nin Türk limanları, ABD-İran çatışmalarının Hormuz Boğazı'ndaki askeri gerilimlerinden dolayı navlun maliyetlerinde artış yaşayabilir. Bu durum, ihracatçılar için maliyetleri artırabilir ve rekabet gücünü azaltabilir. Ayrıca, lojistik sektöründe yaşanabilecek kesintiler, Türkiye'nin dış ticaretini olumsuz etkileyebilir.
Türkiye, alternatif rotalara ve lojistik çözümlerine odaklanarak, bu durumdan faydalanabilir. Ayrıca, bölgedeki diğer ülkelerle işbirliği yaparak, yeni ticaret fırsatları yaratabilir.
Türk firmalara, navlun maliyetlerini düşürmek ve lojistik süreçlerini optimize etmek için alternatif rotalar ve lojistik çözümlerini değerlendirmeleri önerilir.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
Türkiye'nin lojistik altyapısı, ABD-İran çatışmalarının Hormuz Boğazı'nda yarattığı disruption senaryosuyla doğrudan etkileniyor. İskenderun ve Mersin Limanları, alternatif rotaların yoğunlaşması nedeniyle 2024'te %15-20 ihracat yüküne maruz kalacak. Bu, Türkiye'nin 2025 ihracat hedeflerini 10-15 milyar dolar arası etkilerken, Samsun ve İstanbul'daki kara taşımacılığı kapasitesinin %30-40 artırılması gerekiyor. Navlun maliyetlerindeki 15-20 USD/TEU artış, özellikle tekstil, otomotiv ve tarım ürünleri ihracatçılarının marjlarını 0.8-1.2 puan eritebilir. Ayrıca, liman terminal ücretlerindeki %5-7'lik yükseliş, ithalat maliyetlerini 0.5-0.8 USD/ton seviyesinde artıracak.
Bu kriz senaryosunda kazananlar arasında Mersin Limanı operatörleri ve BTK (Balkan-Türkiye-Karadeniz) koridoru hizmet sağlayıcıları öne çıkarken, Aliağa OSB tekstil ihracatçıları ve GTİP 8703 otomotiv üreticileri kaybedenler arasında yer alıyor. Mersin, alternatif rotalarla kapasite kullanımını artırırken, BTK koridoru kara taşımacılığı yoğunluğunu dengelemeye çalışıyor. Ancak, just-in-time stratejileri benimsemiş tekstil firmaları, stok maliyetlerindeki artışlarla baş etmek zorunda kalıyor.
Önümüzdeki 3-6 ayda izlenmesi gereken, Süveyş Kanalı alternatif rotalarının maliyet analizlerinin yeniden yapılması ve war risk surcharge etkisinin sigorta primlerine yansımasıdır. BIMCO/INTERTANKO kararları kapsamında deniz taşımacılığı firmaları, detaylı risk değerlendirmesi yapmalı. Kara moduna geçiş planları ve just-in-case stok stratejileri, özellikle 10.000 TEU'lık konteyner taşımacılığı yapan firmalar için kritik. Gümrük prosedürlerindeki değişikliklerin takip edilmesi ve ilgili müşavirlerle teyit edilmesi önerilir.
Bu yorum 8 Haziran 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor