
Koluman sponsorluğunda bale dünyası İstanbul'da buluştu
Çimnak mühendisleri tarafından gerçekleştirilen projede, aracın tüm dizel motor aksamı, filtreleri ve hortumları sökülerek yerine tamamen elektrikli bir sistem entegre edildi. Kabin ile mikser gövdesi arasına yerleştirilen yüksek teknolojili batarya yönetim sistemi; DC-AC güç elektroniği devresi, yüksek gerilim kutusu ve ana kontrol ünitesiyle donatıldı. Çift Motorlu Akıllı Sistem Çimnak Genel Müdürü Ahmet Gitmez, bu özel dönüşümün en dikkat çekici özelliğini araçta iki ayrı elektrik motorunun bulunması olarak açıkladı. “Ana Motor, aracın yürüyüş ve sürüş performansından sorumlu. Mikser Motoru, beton kazanının dönmesini sağlayarak enerjiyi daha verimli kullanıyor.” diyen Gitmez, her iki motorun da elektrikli olması, şantiyelerdeki gürültü kirliliğini minimuma indirirken yakıt maliyetlerini
de ortadan kaldırdığını söyledi. Gitmez her yıl 30 bin litre tasarrufu sağlanacağını iddia etti. Rejeneratif Frenleme ile Kendi Enerjisini Üretiyor 352 kWh batarya kapasitesine sahip olan araç, 130-150 km menzil sunuyor. Ancak aracın en büyük avantajı yokuş aşağı inişlerde ortaya çıkıyor. Rejeneratif frenleme sistemi sayesinde, araç yavaşlarken veya yokuş inerken elektrik üreterek harcadığı enerjinin bir kısmını bataryalarına geri yüklüyor. Tıpkı binek elektrikli otomobillerde olduğu gibi kolay bir şarj mekanizmasına sahip olan transmikser, çift şarj tabancası girişi ile donatıldı. Operasyonel ihtiyaca göre tek veya çift tabanca ile kısa sürede şarj edilebilen araç, iş süreçlerinde zaman kaybının önüne geçiyor. "Kendi Mühendisliğimiz, Kendi Atölyemiz" Projenin tamamen yerli bir mühendisli
k başarısı olduğunu vurgulayan yetkililer, dönüşümün Kocaeli’ndeki Çimnak atölyesinde tamamlandığını belirttiler. Çimnak tarafından geliştirilen bu ilk model, grup şirketi olan Nuh Beton’a satılarak fiili operasyonlardaki yerini aldı. Maliyetten Verimliliğe Mühendislik Başarısı Ahmet Gitmez, şirketin elektrikli iş makinesi serüveninin nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu çarpıcı rakamlarla açıklıyor. 2018 yılında, yenisi 1.2 milyon Euro olan 120 tonluk bir ekskavatörün atıl kalmasıyla başlayan süreç, bugün dev bir filoya dönüşmüş durumda. Başlangıçta çözüm ortaklarıyla yola çıkan Çimnak, bugün kendi atölyesinde yürüttüğü mühendislik çalışmalarıyla araçlarını modernize ediyor. Gitmez’in vurguladığı gibi, kaya kamyonları ve ağır tonajlı makinelerin yerini doldurmak yerine, mevcut araçlar %100 elek
Filoda Mevcut Durum - Toplam Elektrikli Parkuru: Satın alınanlarla birlikte 45 adet elektrikli iş makinesi. - Transmikser Durumu: Şu an için 2 adet deneme amaçlı üretilen prototip mevcut. - Gelecek Hedefi: Homologasyon testleri ve ruhsat işlemlerinin ardından çekiciler, damperler, loderler ve delik makineleri de dahil olmak üzere tüm filo istisnasız elektriğe dönüştürülecek.
Bu haber Türk lojistik sektörünü doğrudan etkilemese de küresel ticaret dinamiklerine yansımaları olabilir.
Mevcut lojistik sözleşmeleri ve navlun oranları piyasa gelişmelerine göre yeniden değerlendirilebilir.
Piyasayı yakından takip edin; gerekli durumlarda esneklik sağlayan sözleşme modellerine yönelin.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
Haberin gündeminde öne çıkan gelişme, Türk lojistik sektörü için stratejik bir izleme noktası oluşturuyor. Çimnak mühendisleri tarafından gerçekleştirilen projede, aracın tüm dizel motor aksamı, filtreleri ve hortumları sökülerek yerine tamamen elektrikli bir sistem entegre edildi. Kabin ile mikser gövdesi Türk lojistik sektörü AB-Asya-Ortadoğu üçgeninin merkezinde konumlanmış olup, küresel her gelişme bu konumun stratejik değerini yeniden tanımlar. Bu çerçevede İhracatçı Birlikleri ve TİM ve 3PL hizmet sağlayıcıları gibi Türk aktörlerin sahada karşılaşacağı operasyonel etkiler kısa vadede ESG skoru ve Süre üzerinde izlenebilir hale geliyor.
Kazananlar tarafında ihracat çeşitlendirmesi yapan üreticiler öne çıkıyor; bu segmentin sözleşme yapısı ve kapasite esnekliği, gelişmenin yarattığı volatiliteyi kendi lehine çevirebilecek konumda. dijital dönüşümünü tamamlamış orta ölçekli oyuncular ise pazara giriş zamanlamasını doğru yönetebildiği takdirde önümüzdeki çeyreğe pozitif yansıma görebilir. Kaybedenler tarafında ise tek pazara/tek müşteriye bağımlı operatörler en hassas grup olarak öne çıkıyor; maliyet artışını fiyatlandırma esnekliği sınırlı olan bu segment için tedarik zinciri esnekliği odaklı bir savunma stratejisi kaçınılmaz hale geliyor.
Önümüzdeki 3-6 aylık perspektifte sektör profesyonellerinin sürdürülebilir taşımacılık ve dijital dönüşüm başlıklarını yakından izlemesi ve strateji birimlerine bu kalemleri proaktif olarak taşıması değerlendirilebilir. ESG skoru hareketleri ile Türk lojistik sektörünün tüm zinciri operasyon paneli arasında günlük korelasyon takibi, aşağı yönlü risk senaryolarına karşı erken uyarı sağlayacaktır. Mevzuat ve gümrük tarafında yeni gelişmeler için ilgili müşavir ve birlik kanalları üzerinden teyit alınması, operasyonel doğruluğu güvence altına alacaktır.
Bu yorum 2 Haziran 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor