
OMSAN Lojistik, Doğuş Otomotiv iş birliği büyüyor
OMSAN Lojistik, Doğuş Otomotiv iş birliği büyüyor OMSAN Lojistik, Doğuş Otomotiv ile yürüttüğü uzun soluklu iş birliğini Türkiye’nin en büyük otomobil limanlarından biri olan Port Yarımca operasyonlarını da kapsayacak yeni bir tedarik zinciri modeliyle genişletiyor. OYAK Lojistik şirketlerinden OMSAN Lojistik ile Türkiye otomotiv pazarının en güçlü oyuncularından biri olan Doğuş Otomotiv arasındaki iş birliği, kapsamı genişleyen yeni operasyon modeli ile gelişmeye devam ediyor. Japon NYK tarafından kalitesi “İş Emniyeti ve Hasarsızlık” ödülü verilerek tescillenmiş Port Yarımca’da, Doğuş Otomotiv’e sunulan bitmiş araç lojistiği hizmetlerinin entegre bir modele evrilmesi amaçlanıyor. OMSAN, sağladığı söz konusu entegre model ile yeni dönemde liman operasyonları, stok yönetimi ve katma değerl
i hizmetleri kapsayan uçtan uca bir çözüm sunma gayesiyle sektördeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Diğdem Liga, “Operasyonel Gücümüzü Entegre Bir Yapıya Dönüştürüyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga, otomotiv lojistiğinde dönüşen ihtiyaçlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin iki köklü ve güçlü grubuna bağlı OMSAN ve Doğuş Otomotiv olarak uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş birliğimizi, değişen müşteri ihtiyaçları ve operasyonel gereksinimler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Port Yarımca’da hayata geçirdiğimiz bu model ile yalnızca bir taşıma hizmeti sunmuyor; liman, stoklama, elleçleme ve dağıtımı tek bir yapı altında topluyoruz. Bu yaklaşım, operasyonel verimliliği ve kaliteyi artırıyor,
müşterimize hız ve esneklik kazandırıyor. Port Yarımca Merkezli Operasyon Modeli Yeni yapı kapsamında OMSAN, Türkiye’deki limanlar içinde en büyük otomobil kapalı stoklama alanı olan Port Yarımca’da Doğuş Otomotiv için; - 40 bin metrekarelik kapalı otopark alanında hizmet verecek, - Liman ile OMSAN Antrepo sahaları arasındaki taşımaları yapacak ve sahalardaki araç elleçlemelerini gerçekleştirecek. OMSAN otomotiv lojistiğinde yeni standart Söz konusu stratejik genişleme ile OMSAN, otomotiv lojistiğinde yalnızca bir taşıyıcı değil; uçtan uca çözüm sunan entegre bir
iş ortağı olarak konumunu güçlendiriyor. Liman operasyonlarından bayi teslimatına kadar uzanan tüm sürecin tek merkezden yönetilmesi, sektörde hız, kalite ve maliyet optimizasyonu açısından yeni bir standart oluşturuyor. OMSAN Lojistik, OYAK 2030 vizyonu doğrultusunda; entegre, dijital ve sürdürülebilir lojistik çözümleriyle otomotiv sektöründe değer yaratmaya ve küresel ölçekte tercih edilen lojistik oyuncular arasında yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. LOJİPORT Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
OMSAN Lojistik ve Doğuş Otomotiv arasındaki iş birliği, Türkiye'nin otomobil ihracatını artırarak Türk limanlarının kapasitesini daha efektif kullanmasını sağlayabilir. Bu da navlun maliyetlerinin düşürülmesine ve Türk ihracatçıların rekabet gücünün artmasına katkıda bulunabilir.
Bu iş birliği, Türk lojistik firmalarının uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmesine ve otomotiv sektöründe daha fazla işbirliği fırsatı yakalamasına olanak tanıyabilir.
Türk firmalarının, özellikle lojistik ve otomotiv sektörlerinde, benzer iş birliği anlaşmaları yaparak uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmeleri önerilir.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
Haberin merkezindeki OMSAN referansı, Türk lojistik sektörü için stratejik bir izleme noktası oluşturuyor. OMSAN Lojistik, Doğuş Otomotiv iş birliği büyüyor OMSAN Lojistik, Doğuş Otomotiv ile yürüttüğü uzun soluklu iş birliğini Türkiye’nin en büyük otomobil limanlarından biri olan Port Yarımca operasyonlar Türkiye ihracatının yaklaşık %60'ı deniz yoluyla taşındığından, Süveyş Kanalı ve Doğu Akdeniz transit trafiği ülke ekonomisinin doğrudan büyüklük çarpanıdır. Bu çerçevede Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ve Tekirdağ Asyaport gibi Türk aktörlerin sahada karşılaşacağı operasyonel etkiler kısa vadede Baltic Dry Index (BDI) ve WCI Drewry üzerinde izlenebilir hale geliyor.
Kazananlar tarafında Türk feeder operatörleri öne çıkıyor; bu segmentin sözleşme yapısı ve kapasite esnekliği, gelişmenin yarattığı volatiliteyi kendi lehine çevirebilecek konumda. Mersin/Ambarlı transhipment kapasitesi ise pazara giriş zamanlamasını doğru yönetebildiği takdirde önümüzdeki çeyreğe pozitif yansıma görebilir. Kaybedenler tarafında ise deniz yolu maliyet artışıyla karşılaşan FMCG ithalatçıları en hassas grup olarak öne çıkıyor; maliyet artışını fiyatlandırma esnekliği sınırlı olan bu segment için konteyner navlun endeksleri odaklı bir savunma stratejisi kaçınılmaz hale geliyor.
Önümüzdeki 3-6 aylık perspektifte sektör profesyonellerinin Süveyş ve Hürmüz geçiş riskleri ve transhipment trafiği başlıklarını yakından izlemesi ve strateji birimlerine bu kalemleri proaktif olarak taşıması değerlendirilebilir. Baltic Dry Index (BDI) hareketleri ile İzmir Alsancak ve Aliağa Nemport operasyon paneli arasında günlük korelasyon takibi, aşağı yönlü risk senaryolarına karşı erken uyarı sağlayacaktır. Mevzuat ve gümrük tarafında yeni gelişmeler için ilgili müşavir ve birlik kanalları üzerinden teyit alınması, operasyonel doğruluğu güvence altına alacaktır.
Bu yorum 16 Haziran 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor