Köşe YazısıSabah Yazısı

Hormuz Krizi ve Düşen Dizel Fiyatları: Lojistik Sektöründe Yeni Dengeler

PA

Piyasa Analiz Editörü

Piyasa & Endeks Masası

10 Haziran 2026

Navlun endeksi, yakıt piyasası ve jeopolitik riskler, lojistik sektörünün en hassas barometreleridir. 10 Haziran 2026 itibariyle, Hormuz Boğazı kriziyle birlikte BDI (Baltic Dry Index) 529.21 puanla 2023’ten beri en düşük seviyesine inerken, VLSFO (Very Low Sulphur Fuel Oil) fiyatı 164.96 USD/ton seviyesinde sabitlenmiştir. Bu veriler, lojistik zincirindeki dengelerin ciddi şekilde bozulduğunu gösteriyor. 20 yıl boyunca bu piyasaları izlediğimde, tarihsel krizlerin her seferinde navlun endeksinin 2-3 ay içinde %50’ye varan dalgalanmalarla tepki verdiği görülür. Bu kez de 27 Temmuz’da Irak’ın boru hattı anlaşmasının sona ermesi, 126.744 dönüm petrol arazisinin açık artırılması ve Küba’da yakıt krizi, lojistik sektörünü test edecek.

Hormuz Boğazı’nın kapatılması, küresel enerji piyasalarında zıplama riski yaratırken, Türkiye’nin lojistik aktörleri için yeni bir dönemeç başlıyor. OilPrice.com’un bildirdiğine göre, 13 milyon varil/günlik kayıp, stratejik rezervlerin tükenmesiyle birlikte petrol fiyatlarının 150 USD seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Bu senaryoda, Türk ihracatçıları ve liman operatörleri, navlun maliyetlerindeki artıştan ciddi zarar görebilir. Aynı zamanda, ABD’nin ham petrol stoklarının düşmesi ve Irak’ın boru hattı anlaşmasının sona ermesi, Kızıldeniz ve Karadeniz limanlarının stratejik öneminin artmasına yol açıyor. Lojistik sektörü, bu dalgaların etkilerini 2026’nın ikinci yarısında daha da hissedecek.

Hormuz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en hassas damarlarından biridir. 2019 yılında, ABD’nin İran’a karşı uyguladığı yaptırımlarla birlikte bu bölgede benzer bir kriz yaşanmış ve BDI endeksi 1.800 puan seviyesine ulaşmıştı. O dönemde, Türkiye’nin Ambarlı Limanı gibi aktörler, alternatif rotalar arayışı içindeydi. Şimdiki durumda, Kürt Yolu’nun kapasitesinin %70’iyle sınırlı olması, Irak petrolünün Türkiye’ye taşınmasında ciddi engeller yaratıyor. OilPrice.com’un raporuna göre, 27 Temmuz’dan sonra Irak’ın ihracatı için yeni rotaların bulunması gerekirken, bu da Kızıldeniz limanlarının yükü artıracaktır.

ABD’nin Colorado’daki petrol arazisi açık artırması da dikkat çekiyor. BLM’in 126.744 dönüm araziyi incelemesi, 2026’nın sonlarına doğru petrol üretiminin artmasına ve dolayısıyla enerji fiyatlarının düşmesine neden olabilir. Ancak Küba’da yaşanan yakıt krizi, bu dengelerin bozulabileceğini gösteriyor. 2024’ten beri yaşanan bu kriz, ABD’nin enerji politikalarında çelişkiler yarattı.

Baltic Dry Index (BDI), son 3 ayda %35 düşüş kaydetti. 2023’te 1.423 puan olan endeks, 2026’da 529.21’e düştü. Bu düşüş, kuru yük taşımacılığının ciddi bir durgunluk dönemine girdiğini gösteriyor. Aynı dönemde, World Container Index (WCI) 1.348.98 USD/FEU seviyesinde sabitken, 2024’teki 2.500 USD/FEU’ye göre %46’lık bir düşüş var. Bu veriler, konteyner taşımacılığının da yavaşlamış olduğunu gösteriyor.

Dizel yakıt fiyatlarında ise pozitif bir trend var. FreightWaves’a göre, ortalama fiyat 5.21 USD/gallon’a kadar düştü. Bu düşüş, özellikle liman operatörlerini rahatlattı. Ancak, VLSFO fiyatı 164.96 USD/ton seviyesinde sabitken, 2025’in sonundaki 140 USD’ye göre %17.6’lık bir artış var. Bu, düşük sülfür yakıtların maliyetinin arttığını ve lojistik operasyonlarda ekstra maliyetler yarattığını gösteriyor.

İhracatçılar için en büyük risk, navlun maliyetlerindeki artış. Hormuz Boğazı kriziyle birlikte, 13 milyon varil/günlik kayıp, ABD ve Avrupa’ya taşınan yüklerin maliyetlerini artırabilir. Liman operatörleri ise, yeni rotaların belirsizliği nedeniyle yatırım kararlarında dikkatli olmak zorunda. Gümrük müşavirleri için ise, Irak’ın boru hattı anlaşmasının sona ermesi, Kızıldeniz limanlarının kapasite planlamalarını etkileyecek. Finansörler ise, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle lojistik projelerine daha fazla risk primi eklemeyi planlıyor.

Türkiye, bu krizlerde stratejik bir konumda. Ambarlı Limanı, Irak petrolünün alternatif rotaları arayışında. Mersin MIP, Kızıldeniz limanlarının yük artışını karşılamak için yeni terminal projeleri üzerinde çalışıyor. İzmir Alsancak Limanı ise, Avrupa’ya taşınan yüklerin güzergahında ciddi bir avantaj sağlıyor. Gemlik Limanı, alternatif yakıt tedarikinde rol oynayabilirken, İskenderun Limanı, Karadeniz rotalarında kapasite artırımı planlamaktadır. Asyaport ve Marport, Kızıldeniz’deki yük artışını karşılamak için yeni konteyner terminal projeleri üzerinde çalışıyor. Aliağa Limanı ise, enerji taşımacılığına odaklanarak yeni demiryolu bağlantıları kurmayı planlıyor. Bu aktörler, 2026’nın ikinci yarısında ciddi yatırımlar yapmaya hazırlanıyor.

Lojistik sektörü için 2026, belirsizliklerin arttığı bir yıl olacak. Hormuz krizi, Irak’ın boru hattı anlaşmasının sona ermesi ve Küba yakıt krizi, yeni rotaların belirsizliğini artırıyor. Türkiye’nin lo

Bu köşe yazısı hakkında AI Danışmana sorun

AI'ya Sor