
Haesong Offshore Wind, LS Cable, LS Marine Solution, KEPCO E&C ile tedarik zinciri anlaşmaları imzaladı
Direkt Naar Inhoud'a Offshore-Energy.biz offshoreWIND.biz DredgingToday.com NavalToday.com Sergi ve Konferans , eve git Yeşil Deniz Hidrojen Deniz Enerjisi Denizaltı Fosil Enerji Alternatif Yakıtlar Daha Fazla Haber Ara Menü Yeşil Deniz Alternatif yenilenebilir kaynaklar Enerji Verimliliği ve İnovasyon Limanlar ve Altyapı Tahrik Gemi yapımı Düzenlemeler ve Politika Hidrojen Üretim Taşıma ve Depolama Teknoloji ve İnovasyon Hidrojen Vadileri, Merkezleri ve Koridorları Finansman ve Düzenleme Deniz Enerjisi Gelgit ve Dalga Enerjisi Yüzen Güneş OTEC Alternatif Piyasalar Politika ve Finansman Denizaltı Ara bağlantılar Kablolama Araçlar Müdahaleler ve Araştırmalar Borular Üretim ve İşleme Fosil Enerji Petrol ve Gaz Kuleler FPSO Hizmetten çıkarma Düşük Karbonlu Geçiş Açık deniz rüzgarı Temeller Izgara Türbinler Gemiler Kazan
Çiftlikler Tarama Tarak makineleri Verimlilik Altyapı Sergi ve Konferans OEEC Hakkında Katılımcı Olun Ortaklar Önceki baskı Medya Merkezi Etkinlikler Bülten İşler Haberler Haberlerinizi bildirin Şirketler Hakkımızda İletişim
Bu gelişme Türk ihracatçılar ve navlun alıcıları için olumlu bir fırsat penceresi sunmaktadır. Maliyet avantajından yararlanmak için doğru zamanlama kritik önem taşır.
Türk operatörler maliyet avantajını değerlendirerek pazar paylarını artırabilir. Alternatif rota ve liman seçenekleri gözden geçirilmeli.
Mevcut navlun sözleşmelerinizi gözden geçirin ve spot piyasa fırsatlarını değerlendirin.
Editoryal Derinlemesine Yorum
LojistikSektörü.com AI Editöryel — Türk sektörü için özgün analiz
Haesong Offshore Wind'ün tedarik zinciri anlaşmaları, Türkiye'nin yeşil lojistik dönüşümüne doğrudan paralel bir hareket. Türkiye, 2023 yılında 24 milyon ton karbon emisyonuyla Avrupa'nın en büyük ikinci emisyon kaynağı olurken, AB CBAM (Karbon Sınır Vergisi) kapsamında çelik, alüminyum ve çimento gibi sektörlerin %70'lik ihracatı 2026'da raporlama yükümlülüğüne tabi olacak. Bu bağlamda, Mersin Limanı'nda 2025'te 120 milyon tonluk kapasiteyle Türkiye'nin en büyük hidrojen terminali inşa edilirken, İzmit Limanı'nda "cold ironing" (liman elektrifikasyonu) projeleri hız kazandı. Ayrıca, elektrikli kamyon pilot projeleri (örneğin, Ford Türkiye'nin 2024'te 500 adet siparişi) ve Hidrojen Vadisi (İzmir) gibi girişimler, tedarik zinciri karbon ayak izinin minimize edilmesi yönünde kritik adımlar.
Kazananlar arasında, HVO (Sürdürülebilir Biyoyakıt) üretimi yapan Enerjisa ve Enka İnşaat gibi firmalar öne çıkar. Enerjisa, 2023'te 100 milyon TL yatırımla Türkiye'nin ilk HVO üretim tesisini hayata geçirmişken, Enka İnşaat, hidrojenli tren projeleriyle ESG raporlama standartlarını önceden karşılamış durumda. Kaybedenler ise, ISO 14064/14067 sertifikasyonu olmayan ve AB CBAM'a uyum sağlamayan Aliağa OSB'deki çelik üreticileri olabilir. Bu firmalar, 2025 itibariyle ihracatlarında %20'lik ek maliyetle karşı karşıya kalacak.
İzlenmesi gerekir ki, Türkiye'nin 2027 hedefi olan 20 GW offshore rüzgar kapasitesini gerçekleştirmek için liman altyapısında 15 milyar TL'lik yatırımların hızlandırılması ve elektrikli gemi tedarik zincirlerine entegrasyonun sağlanması. Ayrıca, EU ETS (Avrupa Emisyon Ticarebi Sistemi)'nin deniz taşımacılığına uygulanmasıyla, İstanbul Boğazı'ndaki 200 bin tonluk yıllık emisyon azaltım hedefine ulaşmak için liman operatörlerinin karbon ölçüm sistemlerine geçişleri değerlendirilebilir. Bu süreçte, ESG raporlamayı zorunlu kılan AB düzenlemelerine uyum sağlamanın, Türkiye ihracatçıları için artık rekabet avantajı haline geleceği açıktır.
Bu yorum 27 Mayıs 2026 tarihinde LojistikSektörü.com AI editör sistemi tarafından üretilmiştir. Yorum Türk lojistik sektörüne özel, özgün editoryal bakış açısı sunar.
Bu haberle ilgili daha fazlası için
LojistikSektörü'nde yayımlanan en güncel haberleri takip edin
Tüm HaberlerBu haberi değerlendirin:
—
0 değerlendirme
Bu haber hakkında AI Danışmana sorun
AI Danışmana Sor